Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Moody's Türkiye'nin notunu indirdi, görünüm negatif


Moody's Türkiye'nin kredi notunu....


Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notunu düşürdüğünü duyurdu.
Kuruluştan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun dönem kredi notunun "Ba2"den "Ba3"e düşürüldüğü, görünümünün de "negatife" çevrildiği belirtildi.
Açıklamada, Türk yetkililerin yakın dönemde uyumlu ve etkili ekonomik bir plan sunması durumunda kredi notunun denge kazanacağı kaydedildi.
Ayrıca, enflasyonda düşüş ve cari açıkta azalma olması durumlarında kredi notunun olumlu etkileneceği ifade edilirken, kayda değer dış finansman desteğinin, kredi notu için takviye verici bir etmen olacağının altı çizildi.
Kuruluş Mart ayında Türkiye'nin kredi notunu "Ba1"den "Ba2"ye düşürmüş ve not görünümünü "negatif"cilt "durağan"a çevirmişti.




S&P, Türkiye'nin notunu düşürdü



Uluslararası kredi sınıflandırma kuruluşu Standard&Poor's (S&P), Türkiye'nin tanıdık olmayan para cinsinden kredi notunu BB-'den B+'ya düşürdü. Görünüş "atıl" olarak doğrulama edildi.
S&P'den yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli tanıdık olmayan para cinsinden kredi notunun, liradakı aşırı oynaklık sebebiyle B+'ya indirildiği, kısa vadeli yabancı ve yerel para cinsinden kredi notlarının ise B olarak doğrulama edildiği açıklama edildi.
S&P açıklamasında keza, TL'de kayda değer oranda değerinde kaybının Türkiye için negatif etkileri olduğu, Türkiye ekonomisinin 2019'da daralmasının beklendiği açıklama edildi. Durağan görünümün, Türkiye'nin kredi notlarına yönelik gelecek 12 aydaki tehlike dengesini yansıttığı kaydedilen açıklamada, Türk lirasında oynaklık ve ödemeler dengesinde keskin ayarlamanın ülke ekonomisini baltalayacağı belirtildi. Kuruluş, açıklamanın devamında "Türk hükümetinin açıkladığı yeni idareli model, spesifik idareli önerilerden yoksun" ifadeleri kullandıldı.

Kuruluş en son Mayıs ayında Türkiye için değerlendirmede bulunmuş ve tanıdık olmayan para cinsinden kredi notunu "BB"den "BB-"ye, yerli para cinsinden notunu "BB+"dan "BB"ye düşürmüştü.





Fitch'deri Türkiye açıklaması

Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin aldığı tedbirlerinin kredibiliteyi inşaa...


Kredi Sınıflandırma Kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin aldığı tedbirlerinin kredibiliteyi inşaa etmek için beceriksiz olduğunu belirtti.
Fitch'ten yapılan açıklamada, Türk lirasının layık kaybının politika kredibilitesinde artış, merkez bankası bağımsızlığı ve daha yavaş büyümeye gelişen toleransla durdurulabileceği ve TL'nin böylelikle daha istikrarlı bir para birimi haline geleceği vurgulandı.
Derecelendirme kuruluşu, geçtiğimiz günlerde Katar'ın Türkiye'ye 15 milyar dolar aracısız yatırım yapacağı haberlerinin liranın layık kazanmasını sağladığını ancak, yatırımın zamanının ve ayıntıların henüz açıklanmadığını açıklama etti.
Türkiye'nin sahip olduğu yüksek enflasyonun ve cari açık rakamlarının küresel finansal piyasalardaki risklere maruz kalmasında etkili olduğu açıklama edildi.
Fitch Ratings, 13 Temmuz'da Türkiye'nin kredi notunu BB+'dan BB'ye düşürmüş, görünümü ise "dingin"dan "olumsuz"e çevirmişti.

Türkiye'de egemen para politikası uygulanmalı


Almanya Merkez Bankası Başkanı Weidmann, Türk ekonomisindeki sıkıntıları gidermenin yolunun...


Almanya Merkez Bankası Başkanı Jens Weidmann, Berlin’de tanıdık olmayan basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB), varlık alımını içeren idareli teşvik programını sonlandırmasının, Euro Bölgesinde para politikasının normalleşmesi sürecine doğru birincil adım olduğunu söyledi.
ECB’nin normalleşme sürecinin aşamalı olarak önümüzdeki birkaç sene süreceğini anlatan Weidmann, geç kalma konusunda uyarıda bulundu.
İsmi ECB’nin gelecek başkanı olarak gündeme gelen Weidmann, gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki risklerin daha artı önem kazandığını belirterek, Türk ekonomisindeki sıkıntıları gidermenin yolunun, sağlam, sorumlu idareli ve finansal politikalar izleyerek, fiyat istikrarı için bağımsız para politikaları uygulamaktan geçtiğini savundu.
Küresel ekonomik görünümde belirsizliklerini arttığının altını çizen Weidmann, “Bilhassa dünyanın iki en büyük ekonomisi Çin ve ABD’nin sürüklediği küresel hesaplı artış canlı kalmaya devam etmekte. bununla beraber, siyasi riskler artıyor. Özellikle de milletlerarası ticaret çatışmalarının artma riski.” değerlendirmesinde bulundu.
Sayfada bulunan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

14 Ağustos 2018 Salı

TÜSİAD ve TOBB'dan sıkı para politikası talebi


Döviz kurlarındaki yükselişin ardından TÜSİAD ve TOBB ortak açıklamada bulundu


TOBB ve TÜSİAD, kurun istikrara kavuşması için daha sıkı bir para politikasına geçilmesi gerektiğini açıkladı.

TOBB ve TÜSİAD’ın gerçekleştirdiği istişareler sonrası idareli duruma ilişkin yaptığı karşılıklı açıklamada şöyle denildi:

"“Hükümetin açıkladığı idareli programın hedefleri ve alınmakta olan önlemlerin başarısı için iş dünyası azimle yardım olmaya kararlıdır.
Son dönemde karşılaştığımız finansal zorlukları milletimizle dayanışma içinde aşacağız.
Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır ve bu süreçte hakiki sektörümüzün üretim ve istihdam kapasitesinin korunması son derece büyük yük talep etmektedir.
Ülkemiz ekonomisinde lüzum küresel gelişmeler, gerekse iç dinamiklerimiz nedeniyle hassas bir dönem içerisindeyiz.Bu durumun hakiki ekonomi üstünde daimi bir etkiye niçin olmaması için zorunlu tedbirlerin gecikmeden alınması ve şu adımların atılması gerektiğine inanıyoruz:
Merkez Bankası’nın dün sabahleyin likidite yönetimi için attığı olumlu adımların yanısıra, kurun istikrara kavuşması için daha sıkı bir para politikasına geçilmesi,
Sıkı para politikasını destekleyecek tasarruf tedbirlerini içeren maliye politikasının en kısa sürede açıklanması,
Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için güven verici maddesel bir yol haritasının bir lahza önce hazırlanması,
En önemli hesaplı partnerimiz olan Avrupa Birliği ile ilişkilerin her yerde olumlu çerçeveye kavuşturulması,
ABD ve Türkiye’nin mevcut sorunların stratejik ortaklık çerçevesinde diplomasi aracılığıyla ve ivedilikle çözülmesi için mücadele göstermeye devam etmesi.
Meslek dünyası olarak, gerekli önlemlerin uygulanmasıyla, ekonomimizin baştan dengelenerek sürdürülebilir büyüme sürecine çabucak döneceğine inancımız tamdır."
Sayfada bulunan bilgiler öğüt niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı zarfında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Borsa İstanbul günü yükselişle tamamladı


Borsa İstanbul günü yüzde 0.79 oranında yükselişle 93 bin 418 puandan tamamladı



Borsa İstanbul bankacılık hisselerine gelen alımların etkisiyle güne primli başladı. Gün ortasından sonra gelen satışların etkisiyle kazançlarını bir arz silen BİST günü yükselişle tamamladı.
ABD ile olan kriz devam ediyor. ABD’li rahibin 2016 yılından bu yanlamasına tutuklu bulunmasına karşılık olarak ABD, Türkiye’ye yaptırımlarına devam ediyor. İki bakanın ABD’de yer alan mülk varlıklarını donduran ABD yönetimi dün ise F35 uçaklarının Türkiye teslimini durdurdu.

Borsa İstanbul güne yüzde 2.16 oranında yükselişle 94 bin 689 puandan başladı.
Banka ve sanayi hisselerine gelen alım BİST'i desteklemeye başladı. Primli seyrine devamlı BİST gün ortasına yüzde 1.30 oranında yükselişle 93 bin 888 puandan girdi.
BİST gün ortasından sonra gelen satışların etkisiyle kazançlarını bir arz sildi. Sıcacık banttan kurtulamayan Borsa İstanbul günü yüzde 0.79 oranında yükselişle 93 bin 418 puandan tamamladı.
Banka hisselerinde prim yüzde 4'e yakın seyretti.
Açılışın ardından en düşük 92 bin 810, en yüksek 95 bin 299 puan seviyesi görüldü.

Dolar kurundaki oynaklığa karşı olarak piyasa otoriteleri bir dizi önlem aldı. BDDK, SPK, Merkez Bankası adımlar atarak doları frenlemek ve piyasada güven ortamı oluşturmaya çaba sarf ediyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise Perşembe günü telekonferansla yabancı kuruluşlarla görüşme gerçekleştirecek.

ABD’ye karşı ise siyasilerin söylemleri devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her fırsatta ABD’yi eleştirel söylemlerde bulunuyor.

Banka hisselerinde ise 2008 yılı fiyatlarına geri dönüldü.

Enflasyon ve cari açıkta kısmen gerileme olsa da dolar kurundaki artışın etkilerini ilerleyen verilerde görülmesi bekleniyor.

Türk Lirası’ndaki değer kaybına karşı ise Avrupa Birliği üyesi ülkeler de Türkiye’ye destek olmaya başladı. Başta Almanya olmak üzere İtalya Türkiye’ye destek verdi.

Küresel piyasalarda ise Türk Lirası’ndaki düşüş etkili olmaya devam ediyor ve karışık seyri hakim oldu.
DOLAR GERİLİYOR
ABD-Türkiye gerginliğiyle hızlanan ve Cuma günü 2001 krizinden bu yana dolar karşısında en sert günlük düşüşünü yaşayan TL'deki değer kaybını kontrol altına almak, ekonomik gelişmelere ilişkin endişelere son vermek amacıyla BDDK ve TCMB başta olmak üzere arka arkaya birçok adım atılırken dolar/TL 7 seviyesinin altında dalgalanmayı sürdürüyor.
Asya piyasalarında illikit işlemlerde son haftalarda neredeyse her gece sert değer kayıpları yaşayan ve tarihi rekorları test eden dolar/TL bu gece Asya piyasalarında dar bantta seyretti. Dolar/TL dün gece 6.86-6.95 bandında hareket ettikten sonra bu sabah güne saat 0835'te 6.8604/6.9000
seviyesinde başladı.
Bir bankanın döviz masası işlemcisi, "Piyasalarda endişeler devam ediyor ancak son dönemde ilk kez sabah saatlerinde bir iyimserlikten bahsetmek mümkün. Gece illikit piyasalarda yeni bir rekorun olmaması bile önemli. Türkiye ABD ilişkilerini etkileyecek konuları takip etmeye, siyasilerin söylemlerini izlemeye devam edeceğiz. Bugün için sınırlı da olsa bir iyimserlik mümkün" dedi.
Albayrak'ın Pazartesi itibarıyla adımların atılacağını söylemesinin ardından BDDK bankaların yurtdışıyla yaptıkları TL-döviz para swap işlemlerini bankaların yasal öz sermayesinin yüzde 50'siyle sınırladığını gece yarısı duyurdu.
Ardından TCMB finansal istikrarın desteklenmesi ve etkin işleyişin sürmesi için TL ve döviz likidite yönetimine ilişkin tedbirler açıkladı.
TCMB ayrıca zorunlu karşılık değişiklikleri de yaparken, yaklaşık 10 milyar TL, 6 milyar dolar ve 3 milyar dolar karşılığı altın cinsinden likidite sağlanmış olacağını da açıkladı.
TCMB sonrasında haftalık repo ihalesi de açmayarak piyasayı likidite ihtiyaçları için faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 19.25'e yönlendirdi.
Bankacılar TCMB'nin dün politika faizinden fonlama yapılmamasının önemine dikkat çekerken, dünü fonlama kompozisyonunu TCMB'nin likidite adımlarıyla sıkılaştırmaya gidebileceğinin ilk sinyali olarak görüyorlar. Bankacılar benzer fonlama prensibinin devam etmesi halinde bankanın geçmişte de benzerleri görüldüğü üzere Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına gitmeden faiz artışına gitmiş
olabileceğini belirtiyorlar.
Hazine Müsteşarlığı ise dün borçlanmasının bir bölümünü vadeli 3 ay vadeli kısa tahvile kaydırdı. Hazine bugünkü ihale programını da değiştirerek ihale sayısını bire indirdi. Hazine piyasa talebi dikkate alınarak ve piyasaların desteklenmesi amacıyla ihraç edeceği değişken faizli tahvilin de
yapısını da değiştirdi.
Bankacılar alınan önlemlerin zaman kazandırıcı ancak kuru yükselten stres unsurlarını tersine çevirecek nitelikte olmadığına değinirken adımların piyasalardaki endişeleri gidermek adına önemli rol oynadığını söylediler. Bankacılar yatırımcının görmek istediği adımlar anlamlı bir para ve maliye politikası sıkılaşması olarak özetliyor. Geçen hafta 7 seviyesini test ettikten sonra Cuma günü akşam
saatlerinde 6.30 civarında işlem gören dolar/TL Pazar gününün Pazartesi sabaha bağlayan gece illikit piyasalarda 7.2400 seviyesini test ettikten sonra dün 6.40-7.0 bandında dalgalandı.
Dolar/TL bir ara Rahip Brunson'ın serbest bırakılacağı yönündeki söylenti ile 7 civarından hızlı bir şekilde 6.65'li seviyelere kadar gerilese de sonrasında tekrar yükseldi.
Dolar güne 6.70 lira seviyesinden başladı. Saat 13:29 itibariyle 6.5532 lira seviyesinde bulunuyor. Açılışın ardından en düşük 6.4182 lira, en yüksek 6.9627 lira seviyesi görüldü. Euro ise 7.4826 lira seviyesinde bulunuyor. Euro/dolar paritesi 1.1414 seviyesinde. Gram altın 251.8 liradan alıcı buluyor. 2 yıllık tahvil faizi yüzde 25.51 seviyesinde.
Geçen hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "ekonomik savaş söylemi, Albayrak'ın açıkladığı "ekonomide yeni yaklaşımın" piyasalarca tatmin edici bulunmaması ve ekonomiye güvenin sarsılmasının yanı sıra ABD'nin ek gümrük vergisi açıklaması piyasaları baskılayan ve dolar/TL'nin 7 seviyesini aşmasında belirleyici olmuştu.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise hafta sonu yaptığı açıklamada, ekonomiye kur üzerinden "operasyon" uygulanmaya çalışıldığını ancak Türkiye'yi tehdit etmenin kimsenin haddi olmadığını belirtirken, faiz konusunda da tuzağa düşülmeyeceğini vurgulamıştı. Haberin Orjinali İçin Tıklayın Yatırımcılar Merkez Bankası'nın gerekli görmesi halinde bile faiz artışı yapamayacağından endişe ediyor. TCMB ise geçmiş dönem kararlarını örnek göstererek bankanın araç bağımsızlığına
vurgu yapıyor.
Öte yandan bankacılar Erdoğan'ın çağrısı ve kâr realiasyonu açısından seviyelerin çekici bulunmasıyla bireysel yatırımcıların milyar dolar ile ifade edilen tutarlarda döviz bozdurduğunu varsayım ediyorlar.

KÜRESEL PİYASALAR

Asya borsaları TL'deki layık kaybının etkilerinin azalmasıyla her tarafta ivme kazanmaya çalışsa da Çin'de açıklanan ve beklentilerin altında kalan hesaplı veriler risk iştahının kuvvet kaybetmesine yol açtı.
Çin'de perakende satışlar, sanayi üretimi ve kentsel yatırımlar, Temmuz ayında beklentilerin aşağı açıklandı. Bu veriler Çin'de daha artı hesaplı desteğe ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.
Çin'deki 300 büyük hisseyi izleyen CSI 300 endeksi yüzde 0.7 gerileyerek, Japonya dışındaki Asya-Pasifik borsalarını izleyen MSCI endeksi üzerinde zorlama yarattı. MSCI endeksi yüzde 0.25 geriledi. Japonya'nın Nikkei endeksi seans başındaki kazanımlarını yüzde 1.9'a artırırken, Avustralya borsası yüzde 0.7 yükseldi.
Yatırımcılar Wall Street'deki düşüşlerin sınırlı olmasında destek buldu. Dow Jones endeksi yüzde 0.5, S&P 500 yüzde 0.4 ve Nasdaq yüzde 0.25 geriledi.
Sayfada bulunan bilgiler öğüt niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı dahilinde değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

20 Temmuz 2018 Cuma

Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığına Turkcell'in CFO'sunu Transfer Etti

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bugün Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ile ilk yurt dışı ziyaretini G-20 toplantıları için Arjantin’e yapıyor. Albayrak, ziyaret öncesinde de Turkcell’in CFO’su Bülent Aksu’yu bakanlığa transfer etti.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak bakanlığa geldikten sonraki ilk gezisini G-20 toplantıları çerçevesinde Arjantin'e yapacak. Albayrak'ın ekibine gelecek ilk isim de Turkcell CFO'su Bülent Aksu oldu.
ZİRVEDE İRAN'A YAPTIRIMLAR DA GÜNDEME GELECEK
Albayrak, 21-22 Temmuz tarihleri arasında yapılacak G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları toplantısı için bugün Buenos Aires'e gidecek. Toplantıya G-20 üyesi ülkelerin bakanları, merkez bankası başkanları ile Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası temsilcileri katılacak. Zirveye, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya da katılacak. Yayınlanan Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) G-20 değerlendirme raporunda, zirvenin gündemine ilişkin ipuçları yer aldı.
ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımlarının yükselen piyasa ekonomilerinden sermaye çıkışına neden olması nedeniyle doların güçlendiğine işaret edilen raporda, "Yükselen piyasa ekonomileri, sıkılaşan finansal koşullar ve bazı durumlarda kendine özgü zorluklarla karşı karşıyalar" değerlendirmesi yapıldı. Zirvede İran'a yaptırımların da gündeme gelmesi bekleniyor.
ÖZEL SEKTÖRDEN TRANSFER
Bu arada Bakan Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda birlikte çalışacağı ekibi de netleşmeye başladı. Turkcell CFO'su Bülent Aksu yeni dönemde, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışacak. Turkcell de dün Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada, Aksu'nun yeni görevi nedeniyle, Turkcell'den, 31 Temmuz 2018 tarihinde geçerli olmak üzere ayrılma kararı aldığını duyurdu. Konuyla ilgili olarak Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu yaptığı açıklamada, "Bülent Aksu, Turkcell'in bilanço ve kur riski yönetiminde ülkemizin örnek bir şirketi olmasını sağlayan uluslararası uygulamalarının yanı sıra, yatırımların finansmanına yönelik yenilikçi çözümleri ile şirketimizin sürekli büyümesini sağlayan güçlü finansal temeller üzerine kurulmasında önemli katkılar sunmuştur. Şirketimizin güçlü ve sağlıklı finansal yapısını sürdürmesindeki emekleri ve üstün gayreti takdire şayandır" dedi.
BÜLENT AKSU KİMDİR
İSTANBUL Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünden mezun olan Bülent Aksu, iş hayatına Kuveyt Türk'te Teftiş Kurulunda müfettiş olarak başladı. 2003 yılında Çalık Holding'de sırasıyla Finans Müdürü ve Grup Finans Direktörü olarak görevini yaptı. 2008-2012 yılları arasında ise Akfel Grup bünyesinde CFO ve Yönetim Kurulu üyeliği görevleri yaptı. Enerji, petrokimya, tekstil ve denetim dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde finans, muhasebe, vergi ve yönetim alanlarında profesyonel yöneticilik tecrübesine sahip olan Bülent Aksu, 2012-2013 yılları arasında Azerbaycan milli petrol ve gaz şirketi SOCAR iştiraki olan Petkim Petrokimya Holding A.Ş.'de CFO ve son olarak yine SOCAR iştiraki Star Rafineri'de CFO görevlerinde bulundu. Bülent Aksu 2016 Temmuz'dan itibaren Turkcell'de Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak gör

17 Temmuz 2018 Salı

Merkez Bankası'ndan faiz hamlesi





Merkez Bankası (TCMB)  kritik faiz kararını açıkladı. TCMB, faiz koridorunun üst bandını oluşturan gecelik marjinal fonlama faizini 25 baz puan indirerek yüzde 10.5'e indirdi. Politika faizi olan bir haftalık repo faizini ise beklentiler doğrultusunda yüzde 7.5'te bıraktı. TCMB faiz koridorun alt bandını yine beklentiler doğrultusunda yüzde 7.25'te tuttu.
Reuters anketine katılan 26 kurumun 19'u faiz koridorunun üst bandının sabit tutulacağını, 7 kurum ise üst bantta 25 ile 50 baz puan aralığında indirim yapılacağını tahmin ediyordu.
Katılımcıların tamamı faiz koridorunun alt bandının sabit tutulacağını, 1 katılımcı ise politika faizinde artış yapılacağını tahmin ediyordu.
Ekonomistler bugün gelecek kararda politika faizinin değişmemesini ama faizin üst koridoru olarak bilinen marjinal fonlama faizinin 25 baz puan düşüreceğini belirtmişti.
HSBC Türkiye Hazine Direktörü Fatih Keresteci, sabah geçtiği notta, "Türk Lirası (TL) özellikle ABD Doları (USD) karşısında değer kazanırken fiyatlama eğilimi üzerindeki maliyet baskısı bir miktar hafifledi. Şubat ayı enflasyonu tahminlerin bir miktar altında kalırken Mart ayı rakamlarının da benzer yönde sürpriz yapabileceği beklenmeye başlandı. Bankacılık sektörü üzerinde etkili olan TL likidite sıkışıklığı TL maliyetlerini yukarı itip kredi kanalını daraltınca ekonomik faaliyetler baskılanmaya başladı. Son dönemde yaşanan terör eylemleri de bu etkiyi pekiştirdi. Böyle bir ortamda TCMB'nin sıkı para politikası duruşunda bir miktar gevşemeye gitmesi olası... Bunun da faiz koridorunun üst kısmında ölçülü bir indirimle mümkün olabileceğini tahmin ediyoruz (mesela 25 baz puan)” değerlendirmesinde bulunmuştu.
DOLARIN İLK TEPKİSİ
Dolar/TL, Merkez Bankası'nın faiz koridorunun üst bandında indirime gitmesinin ardından ilk tepki olarak yükseldiği 2,8945 seviyesinden gerileyerek, 2,8850'nin altına indi.

29 Haziran 2018 Cuma

Türkiye'nin Net Dış Borç Stoku 303,2 Milyar Dolar Oldu



Türkiye’nin 31 Mart itibarıyla brüt dış borç stoku 466,7 milyar dolar, net dış borç stoku ise 303,2 milyar dolar oldu.



Hazine Müsteşarlığı, 31 Mart itibarıyla brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantili dış borç stoku ve kamu net borç stoku ile AB tanımlı genel yönetim borç stoku verilerini açıkladı.Buna göre, yılın ilk çeyreğinde Türkiye'nin brüt dış borç stoku 466,7 milyar dolar oldu.
STOKUN MİLLİ GELİRE ORANI 52,9 OLDU
Stokun milli gelire oranı yüzde 52,9 olarak hesaplandı. Türkiye'nin net dış borç stoku da aynı dönemde 303,2 milyar doları buldu. Stokun milli gelire oranı yüzde 34,3 olarak kayıtlara geçti.
HAZİNE GARANTİLİ DIŞ BORÇ STOKU 14,2 MİLYAR DOLAR
Söz konusu dönemde Hazine garantili dış borç stoku da 14,2 milyar dolar oldu.
Kamu net borç stoku ise bu dönemde 271,6 milyar lira olarak gerçekleşti. Stokun milli gelire oranı yüzde 8,4 olarak belirlendi.
AB tanımlı genel yönetim borç stoku 922,3 milyar lira, bu rakamın milli gelire oranı yüzde 28,4 olarak kayıtlara geçti.